The Deep Tone | SİYAH BEYAZ
The Deep Tone kitap yazari ve blogger yazari
the deep tone, deeptone, deeptone blog, blog, kitap, the deep tone kitaplar, sade ve derin, derin mavi, the deep, deep
753
post-template-default,single,single-post,postid-753,single-format-standard,ajax_updown,page_not_loaded,

SİYAH BEYAZ

 

SİYAH BEYAZ

02 Ara 2016

mine

Çalışkan bir öğrenci olacağım daha çok küçükten belliydi.

Ben ders çalıştığım için annem eve ne gündüz ne gece hiç misafir almazdı. Evde sessizlik olurdu. Ben çalıştıkça annem çay, simit, tereyağı, peynir getirirdi, sonra kahve, meyve. Saatlerce çalışırdım, bir oturuşta en az üç dört saat.

Sınıf birincisi, sınıf başkanı, sınıf temsilcisi seçilirdim hep, sadece notlarım yüksek olduğu için. Derste çok da konuşurdum ama. Herkese de kopya verirdim. Onlar da bana yakın notlar alırlardı ama ben hep en yükseği alırdım.

Bir gün bir sınavda, hocamız, lisede, kitaplarınızı ters çevirin dedi. Ters çevirdik. Yazılı yapacağım dedi. Eyvah dedim. Çalışkan olsam da hep korkardım önce. Her sınavda, önce, heyecandan hiçbir şey yapamazdım. Yaklaşık bir onbeş dakika otururdum boş boş, kağıda bakardım. Okuduklarımı anlamazdım, kalbim gümbürderdi.

Onbeş dakika sonra ise bir başlardım yazmaya, durmadan yazar ve erken de bitirirdim sınavı, çıkardım, hiç de kontrol etmezdim, yaptıklarımı. Ne biliyorsam ilk anda aklıma gelirdi, bilmiyorsam da aklıma gelmezdi zaten.

O sınavda, hoca, test yapacağım dedi, hepimize beyaz birer kağıt dağıttı. Boş bir beyaz A4 kağıdı, tam ortasında minicik bir siyah nokta vardı. Ne isterseniz yazın kağıda diye ekledi. Gördüğünüzü yazın.

Bütün sınıf o siyah noktayı anlatmıştı, o siyah nokta ile ilgili akıllarına ne gelirse. Sadece bir tek ben beyaz sayfayı yazmıştım, siyah noktayı değil.

Yorum yaz